Cuma, Mart 20

my hands are tied.

sınırsız kola ve ayran cennetine gelip oturduğumuzda,önümdeki duvarda asılı olan gudik plazma tvde klipler hız kesmeksizin devam ediyordu.bi ara göz ucuyla baktığımda zenci ve popo kompoziyonu görüp gözlerimi tekrar patateslere çevirdim.

5-10 dk daha yaşlandıktan sonra kulaklarıma güzel melodiler geldi yavaştan.muhabbetten ayrılıp kafamı yukarı televizyona kaldırdığım için kendime ne hediye etsem azdı.batının en hızlı kafa-boyun kaldıran kadını ben olabilirmişim yani.
yarım açık ağzım ve o ağzın kenarında bulunan sigarayla görüntümün ne kadar komik ve mal olduğunun bir önemi yoktu benim için.bi ara istemsiz olarak gülümsediğim için sigara düşücek sandım da düşmedi.onun yerine gözüme duman kaçtı.olsun affettim sigarayı da.

bu şarkıyı ilk kez abimin salonda duran bilgisayarında çalarken dinlemiştim.10 yaşında mıydım neydim ilk dinlediğimde.anlamamıştım da pek güzel gelmişti işte.arkadan da hep icq sesleri gelirdi.
klibin bitimine doğru arkadaşlarımın bana güldüklerini yavas yavas anladım.kendime geldim silkindim.ulan..dedim.boynum tutulmuş.




My hands are tied
My body bruised,
shes got me with
Nothing to win and
Nothing left to lose

With or without you
With or without you
I cant live
With or without you

2 yorum:

Adsız dedi ki...

sen bunları yazarken ben acıbadem hastanesi önünde soğuk bir betona oturmuş bozuk sakız çiğniyordum. hemde böğürtlenli. ve birden ne kadar mükemmel brutal vokal yaptığın geldi aklıma. böyle.

graveyard girl dedi ki...

evet.işimde iyi sayılırım.birde yatakta tepinme kısmını unutmuşsun.